Kellik Kader mi?

Yazan: Önce Sağlik 21 Temmuz 2009  
Kategori: Erkek Sağlığı, Genel Sağlık

İnsanlar yapısı gereği dış görünümlerine çok önem verirler. Dış görünümden bahsedince akla gelen ilk şey saçtır mutlaka. Saç insanın görünüşünü çok etkileyen bir unsurdur. O yüzden bazı insanlar sabah kalktıklarında yüzlerini yıkamasalar bile saçlarını biraz olsun düzeltmeden sokağa çıkmazlar. Saç insanın dış görünüşünde o kadar etkilidir ki saçın varlığı, yokluğu, taranış şekli insanın 30 yaş genç veya yaşlı gözükmesine neden olabilir.

Saç dökülmesi, saçı dökülen insanların sevmeyeceği bir tabirle kellik; hem bayanlarda hem erkeklerde görülebilir. Fakat dikkat ederseniz çevremizde genellikle erkeklerde saç dökülmesi görülmektedir. Çok nadir bayanlarda da erkeklerde olduğu tipte dökülmeler görülebilmektedir.

Saç dökülmesinin önüne geçebilmek için öncelikle saçların neden döküldüğünü öğrenmek gerekir. Saçlar iç ve dış çevresel nedenlere bağlı olarak dökülebilir. Elbette genetik etkenlerinde etkisi saç dökülmesinde önemli yer kaplamaktadır. B vitaminin eksikliği, demir eksikliği, tiroid hormonunun salgılanmasındaki eksiklik veya fazlalıklar başlıca nedenlerdir. Bazı insanlar jöle kullanımın saç dökülmesini etkileyeceğini savunurken bazıları ise bunun asılsız olduğunu söylemektedir. Fakat yapılan bilimsel araştırma ve deneyler bilinçsiz kullanımlarda jölenin de saç dökümünü hızlandırdığını göstermektedir.

Saç dökülmesi önlenebilir mi? İnsanlar tarafından asıl merak edilen soru bu. Burada da iki görüş hâkim. Kimisi bunun bir kader olduğunu önüne geçilemeyeceğini savunurken kimisi ise saç dökümünün engellenebileceğini savunuyor. Yukarıda saydığımız saç dökülme nedenleri azaltıldığında, saçlara düzenli bakım sağlandığında en azından saç dökülmesinin yavaşlayacağı araştırmaların ortaya koyduğu kesin bir sonuçtur.

Saçı dökülen bir bireye yapılacak bir başka müdahale ise saç ekimidir. Saç ekimi döküm gerçekleşen insana yapılacak ilk müdahale olmamalıdır. Saç ekimi başlangıç olarak yapılan müdahalelere rağmen döküm engellenememişse, döküm geniş alanlarda gerçekleşmişse uygulanmalıdır. Operasyon genellikle ense bölgesinden alınan kıl köklerinin dökülmenin gerçekleştiği bölgelere nakil edilmesiyle gerçekleşmektedir.

Saç ekimini basit bir işlem olarak görmek yapılan en büyük yanlıştır. Saç ekimi bir ameliyattır ve hastane ortamında yapılmalıdır. Ayrıca herkesin kolaylıkla girebileceği bir ameliyat değildir. Örnek verecek olursak, bireyin bu operasyona girebilmesi için genel olarak sağlık problemlerinin olmaması gerekmektedir. Bu problemlere kalp rahatsızlıklarını, ileri derecede diyabet hastalıklarını verebiliriz. Bu gibi problemleri olmayan kişiler rahatlıkla steril ortamlarda bu operasyonu geçirebilir. Saç ekimini yaparken dikkat edeceğimiz bir diğer hususta operasyonu yapacağımız kuruluşta, klinikte uzman bir plastik cerrahın olduğundan emin olmaktır. Son olarak akılda soru kalmaması için sistematik bir hastalığa bağlı olarak saç dökülmesi yaşayan bireylerin saç etkirimi yapamayacaklarını belirtmeliyim.

İnsanın saç ekiminden sonra sağlıklı bir şekilde normal hayatına dönmesi zaman olarak yapılan operasyonun büyüklüğüne göre değişiklikler göstermektedir. Fakat genelde sağlıklı bir şekilde iş veya sosyal yaşama dönüş operasyonun ardından 3. Gün gerçekleşmektedir.

Ekim yapılan bölgede operasyondan sonra sorunsuz bir şekilde saç çıkması tamamıyla yapılan operasyonun başarısına bağlıdır. Bu nedenle ekim yapılacak ekip ve ortam araştırılarak seçilmelidir.

Operasyondan sonra uygulanması gereken en önemli noktalardan birisi saçın 3 gün boyunca suyla temas ettirilmemesi gerektiğidir. Ekim yapılan yer veya diğer bölgeler kesinlikle 3 gün boyunca sudan uzak durmalıdır. Üçüncü gün sonunda ise yapılan yıkama işlemlerinde operasyonun uygulandığı bölge titizlikle, narince yıkanmalıdır. Bu süre zarfında yüksek basınçlı su kullanılmamalıdır. Bir hafta sonrasında ise genel olarak normal hayata dönüş başlayacaktır.

Yorumlar


Yorumunuzun yanında istediğiniz resmin görünmesini istiyorsanız gravatar edinin!